YIKIMCILAR BİZİMLE GÖRÜŞMEDEN İŞLERİNİZE BAŞLAMAYIN.

ASCANLAR HAFRİYAT YIKIM KiRALIK KAMYONLAR iŞ MAKiNALARI 955 PALETLİ KEPÇELER KUM NAKLİYESİ KUM OCAKLARI TAŞ OCAGI KAZI BİNA İNŞAAT YIKIMCILARI KIRIMCILAR TAŞERONLUK NAKLİYATÇILAR MADENCİLİK TAAHHüT TiCARET LiMiTED ŞiRKETi

Hafriyat & Temel & Kazı & Tünel
Bina Yıkımı & Moloz Taşıma & Nakliye
Yol & Kaldırım & Bahçe Düzenleme
İnşaat & Altyapı & Kanalizasyon

HAFRİYAT YIKIM KUM NAKLİYESİ NAKLİYAT İNŞAAT TAAHHÜT

KAZI YIKIM KIRIM İŞLERİ YAPILIR.

 

Ofis Telefon 🙁 0312 ) 482 05 09  Faks 🙁 0312 ) 480 65 02

Gsm Cep : ( 0532 ) 40 777 57   Email : ascanlar.tc@hotmail.com

/… Ascanlar ® …/

BİZİMLE GÖRÜŞMEDEN İŞLERİNİZE BAŞLAMAYIN
Ascanlar ®

İşlerinize Ücretsiz Fiyat Teklifi Alabilirsiniz.
Ascanlar ®

İşlerinize Fiyat teklifi almak için Çözümü Uzakta  Deyil Bir Telefon kadar Yakınınızda olan ASCANLAR Hafriyat Ltd. Şti.’ni arayarak bulun. (0532) 407 77 57
Ascanlar ®

İşleriniz Hakkında Sizden Detaylı Bilgi Alındıktan Sonra Deneyimli Teknik Ekibimiz En Kısa Sürede Firmanıza  En Uygun Fiyat Teklifini Vermeye Çalışacaktır.
Ascanlar ®

Hafriyat sektörünün önde gelen firmaları arasında olan firmamız. Tecrübeli güvenilir özverili ve deneyimli kadrosu ile önce kaliteli ilkeli hizmet müşteri memnuniyeti ilkesini benimseyerek Dünya standartlarına uygun ekip ve hafriyat sektörüne yönelik son teknolojik sistemler ile çalışan araçlarla hizmetinizde.
Ascanlar ®

İnşaat ve Yapı sanat işlerinde sorun yaşamak istemeyenlerin buluşma noktasıyız.
Ascanlar ®

Risk Almayın İşin Uzmanıyla Çalışın.
Ascanlar ®

Bir Teklif de bizden alarak değerlendirip son kararınızı verin.
Ascanlar ®

Hafriyat İşlerinize Hızlı Fiyat teklifi alıp Siz diğer İşlerinizle İlgilenin Bu İşinizi Bize Bırakın Diğer İşlerinizi aksatmayın.
Ascanlar ®

İnşaat Sektöründe Deneyimli ve Özverili Kadromuz ile önce Müşteri Memnuniyeti ilkesini Benimseyerek Dünya Standartlarında Sektöre uygun Teknik Araçlarımızla Siz Müşterilerimize Daha İyi Hizmet Vererek Müşteri Takdirini Almaktan Kıvanç Duymaktayız.
Ascanlar ®

İnşaat Yapı sektörünün buluşma noktası

Ascanlar ® ©aner
(0532) 40 777 57

 

Patlayıcı madde kullanmadan çimento harçlı kargir ve horasan inşaatın yıkılması         :11.901,60  m³
-Patlayıcı madde kullanmadan demirli ve demirsiz beton inşaatın yıkılması                    :20.552,69 m³
-Her türlü ahşap çatı sökülmesi                                                                                   :490,00 m²
-Her türlü ahşap  kapı kasası,kapı kanadı pencere ve camekan sökülmesi                    :36,00 m²
-Demir çatı makası,profil veya sac kolon,kiriş,aşık gibi imalatın sökülmesi                    :32,89 Ton

Her türlü Bina yıkım söküm işleri yapılır.
http://www.ascanlar.com
Ascanlar ®
Caner

Taş Ocakları Tüzüğü

 

ASCANLAR HAFRİYAT YIKIM KUM { 0312 } 482 05 09

KiRALIK KAMYONLAR iŞ MAKiNALARI 955 PALETLİ KEPÇELER

KUM NAKLİYESİ KUM OCAKLARI TAŞ OCAGI

KAZI BİNA İNŞAAT YIKIMCILARI KIRIMCILAR

TAŞERONLUK NAKLİYATÇILAR MADENCİLİK TAAHHüT

TiCARET LiMiTED ŞiRKETi

HAFRİYAT YIKIM KUM NAKLİYESİ NAKLİYAT İNŞAAT TAAHHÜT

KAZI KIRIM İŞLERİ YAPILIR

Ofis Telefon 🙁 0312 ) 482 05 09  Faks 🙁 0312 ) 480 65 02

Gsm Cep : ( 0532 ) 40 777 57   Email : ascanlar.tc@hotmail.com

/… Ascanlar ® …/ 

 

Taş Ocakları Tüzüğü

(1 Rebiyülevvel 1319 – 6 Haziran 1317)(Bugünkü dille sadeleştirilmiş ve kısmen açıklamalı hale getirilmiş metin)

BİRİNCİ BÖLÜM

Genel Hükümler

MADDE 1– Ocaklar; somaki, alçı, kireç, çakmak, kaldırım, değirmen litografya, mermer çeşitleri, çakıl, granit ve kumlu ve benzeri taşlarla amyant, pozulen, istrasi, bazalt, lav, marn, tebeşir, üstübeç, kil, çimento, kaolen, feldspat ve buna benzer cisimlerden, yün ve yapağı temizlenmesi, çanak çömlek ve emsali şeylerin yapılması, boya imali yahut toprağın kuvvetlendirilmesi için tarımla uğraşanlar tarafından kullanılan piritli topraklarla diğer topraklardan ve bunlara benzer diğer maddelerden ibarettir.

(Açıklama: 608 sayılı Kanunun yorumuna ilişkin Büyük Millet Meclisinin 18.4.1941 gün ve 235 sayılı Tefsir Kararı´na göre)

“Deniz, göl, nehir gibi her nevi su altında bulunan topraklar da su üstündeki topraklar gibi, Taşocakları Nizamnamesi ve 608 sayılı Kanun hükümlerine tabidir.”6309 sayılı Maden Kanunu´nun 1. maddesine göre de bazı maddeler maden ile taş ocağı arasında bir nitelik taşıyabilirler. Bu konuda bir tereddüt olursa ne yolda işlem yapılacağı Kanunun 2. maddesinde gösterilmiştir. Bu madde de metinler arasında kitabımıza alınmıştır.)

MADDE 2– Ocaklar, hangi çeşit arazide çıkarsa ocağı açmak ve işletmek hakkı o arazi sahibine aittir. (Açıklama: Bu Tüzüğün yürürlüğe girdiği 1901 yılında yurdumuzda mevcut arazi rejimine göre arazi:) 

Arazi-i memlüke (= mülk arazi, sahibinin yer üzerinde mülkiyet hakkını haiz olduğu, mülkiyet yolu ile tasarruf olunabilen arazi),

Arazi-i emiriye (Çıplak mülkiyeti Hazineye ait olarak devlet tarafından fertlere kullanma hakkı bırakılan tarla, çayır, yaylak, kışlak, koru gibi yerler)

Arazi-i mevkufe (Kullanma veya sağladığı gelirlerden yararlanma hakkı Devlet = Sultan tarafından bir hayır kuruluşuna bırakılan, tahsis edilen arazi)

Arazi-i metrüke (Halkın toplu yararlanmasına bırakılmış yol, mera gibi yerler)

Arazi-i mevat (Kimsenin mülkiyet ve tasarrufunda olmayan, tarım için de elverişli bulunmayan taşlık, dağlık, veya kıraç, çorak yerler olmak üzere beş kısma ayrılırdı).6309 sayılı Maden Kanunu ise, madenleri devletin hüküm ve tasarrufu altında olup içinde bulundukları arzın mülkiyetine tabi görmeyen bir sistemi benimsemiştir; yani taşocakları rejimi ile maden rejimi farklıdır. (Maden Kanunu Madde4)

MADDE 3– Bir kimse, tasarrufu altında bulunan arazide çıkan ocaklardan kendi inşaat ve imalat işleri için gerekli maddeleri resmi daireye haber vermeğe ve herhangi bir vergi yahut harç ödemeğe mecbur olmaksızın çıkarabilir ve kullanabilir.

MADDE 4– Bir kimse, tasarrufu altında bulunan yahut başkasının tasarrufu altında olup ta onun rızasını almış olduğu arazide ticaret (kazanç) amacıyla ocak açmak ve işletmek istediği takdirde dilekçe ile ilgili resmi mercie başvurmağa mecburdur.(Açıklama: Tüzükte, “mahalli hükümete” başvurulacağı yazılıdır. Ancak, 608 sayılı kanunla taşocakları il özel idarelerine geçince İçişleri Bakanlığınca 12.8.1925 tarihinde yapılmış genelge de açıklandığına göre bu deyimi il makamı olarak anlamak gerekir.)

MADDE 5– Boş arazi-i emiriye´de ocak açılması ve işletilmesi, arzın sahibi Devlet olduğu için resmi merciden izin alınmasına bağlıdır.(Açıklama: Arazi-i emürye´nin anlamı 2. madde altında açıklanmıştır. Resmi merci ise, 1925 genelgesine göre, İl Makamıdır.)

MADDE 6– Bir köy veya kasaba yahut birden çok köylere mahsus mera, koru ve diğer umuma ait arazi-i metrukede ocak açılması ve işletilmesi için ruhsat verilmesi, ancak o köy ve kasaba halkının o araziden sağlamakta oldukları yararın zedelenmemesi şartına bağlıdır.(Açıklama: Arazi-i metruke´nin ne olduğu 2. madde altında belirtilmiştir.)

MADDE 7– Gerek devlet ormanlarında gerekse diğer ormanlarda ocak açmak ve işletmek için dilekçe verildikte, ocağın açılmasında orman ile çıkarılacak maddenin sağlayacağı yararlar birbiriyle karşılaştırılarak orman bakımından sakınca olmadığı o yerdeki orman görevlilerinden inceleme ile anlaşıldıktan sonra açılması istenen ocak devlet ormanında ise ruhsatname, diğer ormanlarda ise 10. madde uyarınca bir ilmühaber (belge) verilir.

MADDE 8– Askeri istihkam ve cephaneliklerin bulunması nedeniyle yasaklanmış mevkilerden 1 km. mesafe içinde bulunan yerlerde ocak açılıp işletilmesi için ruhsat verilmesi önceden, ocak açılıp işletilmesinin herhangi bir sakınca yaratmayacağının askeri memurlardan soruşturulup anlaşılmasına bağlıdır.(Açıklama: Askeri memur, deyimini Milli Savunma Bakanlığı’nın o yerdeki kuruluşlarının yetkilileri olarak anlamak gerekir: Askerlik Şubesi Başkanları gibi…)

İKİNCİ BÖLÜM

Ocakların Açılma ve İşletme Yolu

MADDE 9– Bir kimse, tasarrufu altında bulunan yahut sahibinin rızasını aldığı bir arazide ticaret amacıyla ocak açma ve işletme için başvurduğu zaman vereceği dilekçede:

Önce: Başvuranın adını, soyadını ve adresini (ikamet yerini),

Sonra: Eğer arazi başkasının tasarrufunda ise onun ad, soyadını ve rızasının alınmış olduğunu,

Üçüncü olarak: Anılan yerde ocak açılması ve işletilmesinden dolayı doğacak zarar ve ziyanı ödemeyi üstleneceğini,

Dördüncü olarak: Civarda bulunan yapı ve tesislerin diğer emlake ve yollara ve en yakındaki akarsuya göre ilişkisini,

Beşinci olarak: Ocağın yerüstünde mi yoksa kazılmak suretiyle toprak altında mı açılacağını,

Altıncı olarak: Ocaktan çıkarılacak maddelerin cinsini, türünü ve nereye taşınıp gönderileceğini,

Yedinci olarak:Ocağın tahmini durumunu ve büyüklüğünü yazıp göstermeğe mecburdur.Bu dilekçeye ocağın açılıp işletilmesinden dolayı doğacak zarar ve ziyanın ödeneceğine dair bir adet kefalet senedi ile arazi bir başka kimsenin tasarrufu altında ise rızasının alındığına ve kendisine ne kadar bedel veya ücret verileceğine ve ne kadar bir süre için mukavele yapıldığına dair arazi sahibi tarafından mühürlü ve Noterden onaylı bir senet bağlanacak ve açılması ve işletilmesi için başvurulan ocaklardan çıkarılacak maddelerin gerek ham gerek işlenmişinden ikişer parça örnek (numune)de birlikte verilecektir.Bu numunelerden biri mahallindeki resmi dairede alıkonulup diğeri 15. maddede yazılı olduğu şekilde Maden Bakanlığı’na gönderilecektir. Ocağın işletilmesi için toprak altında kuyu ve mağara açmak gerekirse aşağıda belirtildiği gibi düzenlenecek haritanın üç nüshası dilekçeye bağlanmalıdır. Bu nüshalardan biri mahalli dairede saklanır ve diğeri 15. madde uyarınca Maden Bakanlığı’na gönderilir, üçüncü nüshası da onaylanarak dilekçe sahibine verilir. Sözü geçen harita 1/500 ölçeğinde düzenlenip bunda ocağın açılması ve işletilmesine gerekli arazinin miktarı ile ocağın açıldığı arazinin sınırları ve o sınırdan itibaren dört yönde iki yüz ellişer metre uzaklık içinde mevcut bütün binalar ile her çeşit akarsu ve açılması gerekli kuyu ve mağara çıkışları gösterilecektir.

(Açıklama: 1925 tarihli genelgeye göre, bu maddede istendiği gibi evrakın ve belgelerin Maden Bakanlığı’na gönderilmesine gerek olmayıp her türlü incelemenin ilde yapılması ve sonuçlandırılması yeterlidir.)

MADDE 10– Mahalli hükümete (resmi daireye) verilmiş olan dilekçeler incelenip yasa hükümlerine uygun olup olmadığı ve ocak açılmasının herhangi bir sakınca yaratıp yaratmayacağı bir tutanakla Orman ve Maden Bakanlığı’na bildirilir.Yapılmış olan işlemlerin yasal hükümlere uygun ve ocağın açılmasının her türlü sakıncadan uzak bulunduğu anılan Bakanlıklarca anlaşılırsa işletme için bir süre belirtilir ve nispî resmin miktarı çıkarılacak maddenin cinsine göre saptanarak dilekçe sahibine bir adet basılmış koçanlı ilmühaberin (belgenin) verilmesi gereği mahalli ilgili daireye bildirilir.Aksi takdirde, yani ocak açılması uygun görülmezse, gerekçesi altına yazılarak dilekçe geri verilir.(Açıklama: 1925 genelgesinde, bu işleme gerek olmadığı belirtilmiştir.)

MADDE 11– Mahalli ilgili daireye verilen dilekçeler karşılığında hazırlanan ilmühaber (belge) ve reddedilen dilekçelerin gerekçesi özel defterine kaydedilir. Her yıl mart ayı içinde birer adet cetvelleri 15. maddede bildirilen örnek ve haritalarla beraber Maden Bakanlığı’na gönderilir.(Açıklama: 1925 genelgesine göre, belgelerin Maden Bakanlığı’na veya başka bir yere gönderilmesine gerek yoktur.)

MADDE 12– Boş araz-i emiriye’de ve köy ve kasabalara ait arazide ocak açılması ve işletilmesi için verilecek dilekçenin, 9. maddede arazi sahiplerinin rızasının alınmasına dair olan hüküm ve kayıtlar dışında bütün diğer şartları taşıması gerektiği gibi verilecek dilekçeye asıl ocağın büyüklüğünü ve bu vesile ile hukuken kullanılabilecek arazinin dönüm itibariyle durum ve sınırlarını gösterir hiç olmazsa kroki şeklinde bir harita bağlamak ve ocağın işletilmesi maksadıyla kaç yıl ruhsat istenilmekte olduğu belirtilmek gerekir.

MADDE 13(6.6.1934 gün ve 2492 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kanunla değiştirilmiştir.) Mahalli resmi dairesine verilen dilekçeler, verilmiş tarihleri sırasıyla özel defterine kayıt edilir; dilekçede yer alan hususların sağlıklı olup olmadığı hakkında gerekli soruşturma yapılarak bu soruşturma sonucunda İdare Kurulunca bir karara bağlandıktan sonra açılması için ruhsat istenen ocak yeraltında işletilecek cinsten değil ise 25 seneyi geçmemek üzere müsaadesi verilir.(Açıklama: 1925 yılında yapılan genelgenin 6. maddesine göre, taşocaklarının incelenmesine ve keşfine ait işlemler il daimi encümeni tarafından yürütülür. Hazırlanan dosya, maddenin değişik şekline göre, İl veya ilçe idare kuruluna intikal ettirilip bir karara bağlandıktan sonra, ruhsatı düzenlenmek üzere il daimi encümenine aktarılacaktır.)

MADDE 14– Geçen maddede bildirilen evrak ve ekleri İl Makamına geldikte açılması için ruhsat verilmesi istenen ocak yeraltında işletilecek cinsten ise fen (teknik) bakımdan durumu maden mühendisi, maden mühendisi bulunmazsa bir bayındırlık mühendisi ve oda bulunmazsa belediye mühendisi vasıtasıyla incelettirilir; dilekçenin diğer hususları da Vilayet İdare Meclisi’nden soruşturularak herhangi bir sakıncası olup olmayacağını tutanakla Orman, Maden ve Ziraat (Tarım) Bakanlıkları’na bildirilir. Yapılan işlemin usul ve yasalara uygun ve ocağın açılmasının her türlü sakıncadan uzak olduğu anılan bakanlıklarca anlaşıldığı takdirde işletme süresi 25 yıldan az olursa ocağın açılması için bir süre belirtilir ve çıkarılacak maddenin cinsine göre ruhsatname harcının ve kararlaştırılmış resimle nispî resmin miktarı saptanarak dilekçe sahibine bir adet basılmış ve koçanlı ilmühaber (belge) verilmek üzere il valisine tebliğ edilir. İşletme süresi 25 yıldan fazla ise ocağın işletilmesi için bir şartname düzenlenir ve Danıştay’ca incelendikten sonra Padişahın onayına sunulur ve yüksek makamın kararı uyarınca gereği yapılır. Yapılan işlem kurallara uygun olmadığı ve ocağın açılmasının bazı sakıncalar taşıdığı anlaşıldığı takdirde bu husustaki dilekçe geri verilir.(Açıklama: Tüzük 1901 yılında çıktığı için, 25 yılı aşan işletme müsaadelerinin Sultan´ın iradesi yani onayı ile verilmesi söz konusu idi, Cumhuriyet ilan edilince, Sultan yerine Cumhurbaşkanı’nın bu yetkisi kullanması gerekir oldu. 1925 yılında 608 sayılı yasa ile ruhsat verme yetkisi il özel idarelerine aktarılınca süresi ne olursa olsun ruhsatnamenin verilmesi için evrakın Orman, Maden, Tarım gibi Bakanlıklara gönderilmesine gerek kalmadı.)

MADDE 15– İlgili dairesine verilen dilekçelerle bu dilekçeler üzerine verilen ruhsatnameler veya reddedilen başvuruların gerekçeleri açık bir şekilde özel defterine kaydedilir. Her yıl mart ayı içinde birer adet cetvelleri ve açılacak ocaklardan alınan maddelerin birer numunesi ve varsa haritasının birer nüshası İl tarafından Maden Bakanlığı’na gönderilir.(Açıklama: İkinci fıkradaki, Maden Bakanlığı’na gönderme yükümlülüğü geçerli değildir. 1925 genelgesinin 8. maddesine göre, belgelerin il daimi encümen kaleminde saklanması yeter.)

MADDE 16– Kamuya yararlı kuruluşlara ve Hükümete ait inşaata gerekli malzemeyi (maddeleri) adil ve tarafız bir davranışla takdir edilecek bedel karşılığında vermeğe ocak sahipleri mecburdurlar.(Açıklama: Bu madde, uygulanması güç bir maddedir. Çünkü adil ve tarafsız bir bedel takdiri çok sübjektif bir şeydir. Hatırlatalım ki, Tüzüğün yayınından 13 sene sonra, 1914 yılında Tüzüğe Kanunla eklenen bir maddeye göre, Hükümet ve belediyeler adına doğrudan doğruya veya müteahhitler aracılığı ile yapılacak yol, köprü ve diğer bayındırlık işleri yapımı ile boş arazi-i emiriyede açılacak ocaklardan çıkarılacak maddeler resimden muaf olup bunlara parasız ruhsatname verilir.)

MADDE 17– Boş arazi-i emiriye’de ve köylere ve kasabalara ait arazi-i metrukede açılacak ocaklar için ruhsat almak için birçok kimse başvurursa dilekçe sahipleri arasında yapılacak arttırma sonunda en yüksek nispi resim teklif ettiği anlaşılana ruhsat verilir.Ocak açmak ve işletmek için istekli olanlara Devletin yürürlükte olan ve yeniden kabul edilmesi muhtemel yasalarına uyulacağına dair taahhütte bulunmak kayıt ve şartı ile ruhsat verilir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Ocaklardan Alınacak Resimler ve Harçlar

MADDE 18– Ocak işletmek için ruhsat veya ilmühaber alanlardan ocaktan elde edilecek maddelerin taşındığı vapur iskelesindeki veya demiryolu istasyonundaki veya ocak yerindeki değerinden taşıma gideri ve mamul hale getirilmiş ise mamul hale getirilmesi için yapılan harcama indirildikten sonra % 5 (yüzde beş) nispi resim alınır.Amyant ve kırmızı ve yeşil somaki taşları ayrı resme tabi olup bunların nispi resminin miktarı (oranı) % 20 (yüzde yirmiyi) geçmemek üzere Orman, Maden ve Tarım Bakanlıkları’nca saptanır.(Açıklama: Maddenin son fıkrasında yer alan amyant, aslında Maden Kanunu’na tabi olduğu gibi anılan Bakanlıkların da taşocakları konusunda bir yetkileri kalmamıştır. Somaki için yetki il daimi encümenlerindedir. İlk fıkra hükmü yürürlüktedir. Ve doğru-yanlış geniş uygulaması vardır. bazı Danıştay kararları için İl Özel İdarelerin Gelirleri başlıklı bölümün son paragraflarına bakılabilir.)

 MADDE 19– Ocaklardan çıkarılacak maddelerden alınacak resimlerin en çok beş seneyi geçmemek üzere maktu bir miktara bağlanması da caizdir.Şu kadar ki; bu usulün uygulanması, ocağın açılmasının başlangıcından bağlıyarak işletildiği ilk sene hesaplama süresine dahil edilmemek şartıyla, en az üç sene süreyle işletilmesi ve yönetilmesiyle ocaktan elde edilebilen mal miktarının belirlenmesine ve Vilayet İdaresi ile ruhsat sahibi arasında görüşme ile varılacak kararın Maden İdaresi’nce onaylanmasına bağlıdır.(Açıklama: Maddenin son fıkrasında öngörülen, Maden İdaresi’ne onaylatma zorunluluğu yürürlükte değildir. İl özel idarelerin gelirleri bahsinde yer alan makale, Danıştay kararları ve Bakanlık görüşleri maddeye ışık tutmaktadır.)

MADDE 20– 18. maddede gösterilen resimlerinden ayrı, ilmühaber için 5 lira, adi ruhsatname için maddenin cinsine ve saptanacak süreye göre 5 liradan 25 liraya ve 14. maddede Sultan´ın onayı ile verilecek ruhsatnameler için 25 liradan 100 liraya kadar, işletilecek ocağın yatay olarak kaplayacağı alan itibariyle ve tamamlayıcı parçası sayılacak arazinin her bir dönümü için yıllık 10 para resim alınacaktır. Açılmasına ruhsat verilecek ocakların yüzölçümü 1.000 (bin) dönümden fazla olmayacaktır; eğer 1.000 dönümden fazla alana gereksinim duyuluyorsa Bakanlar Kurulu’ndan alınacak Karar üzerine Sultan´ca verilecek onaya göre işlem yapılacaktır.Bu Tüzük’te belirtilen kayıt ve şartlara uyularak ruhsatnamesi verilen ocaklar başkasına devredilebilir; bu devir işlemi, altında bulundukları arazinin devrinin bağlı bulunduğu yasal hükümlere göre olur. İdarece verilmiş bulunan ruhsatnamelere ait devir işlemleri ilçe ve il idare meclisi huzurunda ve Padişah Fermanı (onayı, kararı) ile verilmiş olan ruhsatnamelerin devir işlemi Hükümet Merkezinde Orman Maden ve Tarım Bakanlıkları’nca taraflar da hazır bulunup dinlendikten sonra yapılır ve bu konudaki özel defterine kaydedilip bir ilmühaber (belge) verilir. Yapılan devir ve ferağ işlemi ile kendilerine ocak intikal edenlerden ocağın cinsine göre ilmühaber veya ruhsatname harcına karşılık bir ferağ ve intikal (devir) resmi alınır.(Açıklama: 1925 yılında yapılan genelgenin 10. maddesine göre 1.000 dönümü aşan ocaklara ait belge ve ruhsatname harçlarının miktarının tayin edilmesi, diğerlerinde olduğu gibi, il encümen kararı ve Vali’nin onayı ile yapılacağı gibi, 11. maddesine göre devir ve intikal işlemleri de il daimi encümeni önünde olur.)

MADDE 21– Geçen maddelerde belirtilen resim ve harçlar Maden Bakanlığı’na ait olmak üzere mahalli resmi dairece alınır ve karşılığında belge verilir.(Açıklama: 608 sayılı + 6664 sayılı yasalar karşısında, bu gelirler il özel idaresine ait olduğu için, bu madde geçersizdir.)

MADDE 22– Nispî resmi ödenip karşılığında belge alınmadıkça ocaklardan mal naklolunamaz. (başka yere götürülemez.)

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Fenne ve Korunmaya İlişkin Önlemler

MADDE 23– Ocaklar, umuma ve diğer kişilere ait yol, kuyu, çeşme ve binalara zarar vermeyecek bir mesafede ve en az yüz arşın uzakta açılacaktır. Açılacak ocakların işletilmesi için bant kullanılması gerektiği takdirde herhangi bir sakıncaya meydan vermemek için ocak sahibi tarafından gerekli önlemler alınıp uygulanacaktır; ocak açanlar ve işletenler koruma (güvenlik) bakımından ilgili mahalli makamlardan gelecek her çeşit ikazı kabul edip yerine getirmeğe mecburdur.

MADDE 24– Yeraltında mağara açılarak işletilen ocakların fenni işlerine, asıl madenler hakkındaki yasal hükümler uyarınca maden mühendisleri tarafından nezaret olunur.(Açıklama: İşçi sağlığı ve güvenliği açısından, 1475 sayılı İş Kanunu birçok hükümler getirmiştir. İş yeri güvenliği ile ilgili Tüzükler taş ocaklarını da kapsamına almıştır.)

MADDE 25– Devlet ormanları altında işletilen ocakların, ormanı ilgilendiren yönlerine orman müfettişi veya memurları tarafından nezaret edilir.

MADDE 26– Bütün ocakların zabıta (emniyet) açısından emir ve nezareti (gözetimi) mahalli makamlara aittir. Bu nedenle ocakların halkın sağlığı ve güvenliği açısından zararları ve sakıncaları ortaya çıkarsa maden mühendisiyle görüşerek ocağın işletilmesi geçici olarak tatil edilir ve masrafı ocak sahibine ait olmak üzere gerekli önlemler alınıp uygulanır; ocağın kesin surette tatil edilmesi gerekirse durum açıklamalı (tafsilatlı) bir şekilde Maden Bakanlığı’na bildirilip alınacak cevaba göre işlem yapılır.(Açıklama: 1925 yılı genelgesinin 12. maddesine göre, durdurma kararı encümence alınır.)

MADDE 27– Bütün ocakların tasarruf edilme (kullanılma) durumundan veya resimlerinin ödenmesinden dolayı çıkacak uyuşmazlıklar birinci derecede Orman, Maden ve Tarım Bakanlıkları’nca ve ikinci derecede Danıştay’ca çözümlenir.(Açıklama: Vergi uyuşmazlıkları, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerince, vergi itiraz ve temyiz mercileri ile Danıştay’da, diğer uyuşmazlıklar idari yargı mercilerinde çözümlenir.)

MADDE 28– Arazi-i emiriyede ve köylere, kasabalara ait arazi-i metrukede ocak açmak ve işletmek için ruhsat alanlar, ruhsatnamede belirtilen süre içinde ocağı açmaz veya açar da sürekli bir şekilde özürsüz 3 sene terk ve tatil ederse işletme hakkı düşer ve ocak hükümet aracılığı ile arttırmaya çıkarılıp ruhsatın verilmesi sırasında gösterilen şartların tümüne uyulmak kaydı ile Hazine için elverişli (yararlı+karlı) şartları öneren isteklisine ihale edilir.İdarece verilen ruhsatnamelerin sürelerinin bitiminde ruhsatname sahibi süre uzatımı isteğinde bulunursa, uzatma için herhangi bir sakınca olmadığının anlaşılması halinde ruhsat harcı alınarak yeniden ruhsatname verilir.

BEŞİNCİ BÖLÜMKonulmuş Kurallara (Nizamlara) Aykırı Hareket Halinde Yapılacak İşlem

MADDE 29– Bir kimse tasarrufu altında bulunan veya sahibinin rızasını aldığı bir arazide, yukarıdaki maddelerde yazılı şartlara uygun ruhsatname almaksızın ticaret amacıyla ocak açar ve işletirse ilmühaber için alınan harcın 4 katı kendisinden para cezası olarak alındıktan sonra (alındıktan başka), çıkarılan mal varsa o da zapt edilir. (ona da el konulur.)

(Açıklama: 1925 yılı genelgesinin 14. maddesine bakınız.)“Türk Ceza Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında 10.6.1949 gün ve 5435 sayılı Kanun´a göre:

MADDE 2– Vergi resimlerin belli süreleri içinde ödenmemesinden dolayı tahsili lazım gelen vergi ve resim cezalarıyla tazminat kabilinden olup mütezayit nispete tabi bulunan para cezaları hariç olmak üzere Büyük Millet Meclisi’nin ilk kurulduğu tarihten önce yürürlüğe girmiş bulunan bütün kanun ve tüzüklerde yazılı olup ta daha sonraki tarihlerde Büyük Millet Meclisi´nce miktarına dokunulmamış olan para cezaları on misline ve Büyük Millet Meclisi tarafından kabul olunup da 31 .12.1939 tarihine kadar yürürlüğe girmiş bulunan kanunlarda yazılı para cezası beş misline ve 1.1.1940 tarihinden 31.12.1945 tarihine kadar yürürlüğe girmiş bulunan kanunlarda yazılı para cezaları üç misline çıkarılmıştır.Para cezasının diğer bir ceza ile birlikte tertiplenmiş olması, yukarıdaki esaslar dairesinde cezanın arttırılmasına engel olmaz.Yukarıdaki fıkralar uyarınca arttırılarak hükmedilecek para cezası on liradan aşağı olamaz.

MADDE 30– Hali arazide ve köylerle kasabalara veya diğer umuma ait arazide, yukarıdaki maddelerde yazılı şartlara uygun ruhsatname almaksızın ocak açar ve işletirse kendisinden 5 Osmanlı lirasından 25 Osmanlı lirasına kadar para cezası alındıktan başka açtığı ocağa el konur ve 28. maddede gösterilen şartlar uyarınca arttırma ile ihaleye çıkarılır.(Açıklama: 1925 yılı genelgesinin 14. maddesine göre, maddede yazılı para cezaları 5 katı olarak işlem görecektir. 1949 yılında yürürlüğe giren 5435 sayılı, Türk Ceza Kanunu´nda yer alan para cezalarının miktarında arttırmalar yapan kanun, 2. maddesiyle para cezalarını arttırmıştır.)

MADDE 31– İlmühaber veya ruhsatname ile işletilen ocaklardan, nisbi resmini vermeksizin mal götürenlerden nisbi resminin 4 katı alınır. Ocakların işletilmesi uğrunda ilgili daireye durumu haber vermeksizin barut veya başka patlayıcı madde kullananlardan on altından yüz altına kadar para cezası alınır ve ocaklar geçici olarak tatil edilir.(Açıklama: 29, 30. madde altı açıklamalarına bakınız.)ALTINCI BÖLÜMBu Tüzüğün Yayımından Önce Açılmış ve İşletilmiş Ocaklara İlişkin Bazı Hükümler

MADDE 32– Resmi ruhsatla işletilmekte olan ocakların sahipleri bu Tüzüğün belirttiği şartlara ve resimlere tabi olmak şartıyla, ruhsatnamelerin devir ve ferağına müsaade edilir.

MADDE 33– Bu tüzüğü, Orman, Maden ve Tarım Bakanlıkları yürütür.